Özgür YILMAZ ALANYA Sanayici ve İşadamları Derneği (ALSİAD) Başkanı Ahmet Öz, yazılı bir basın açıklaması yaparak son günlerde etkisini arttıran ekonomik krizi değerlendirdi. Ekonomik koşulların artık insanları çok ciddi şekilde etkilemeye başladığını anlatan Öz, "Sezonun kapanması da eklenince ticarette yaprak kımıldamaz oldu. Zaten son iki yıldır ülkemizde ismi konmamış bir durgunluk yaşanıyordu. Ancak hiç kimsenin biz kriz yaşıyoruz demeye cesareti yoktu. Ta ki ABD'de başlayıp bütün dünyayı etkisi altına alan krizin adına Küresel Kriz denince, bizim iki yıldır yaşadığımız krize de bir isim bulunmuş oldu. Artık herkes krizin Türkiye'yi teğet geçmeyeceğini anladı. Kriz gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ülkeleri etkileyerek daha ağır ikinci dalgası ile gelmekte. Hükümetler, Merkez Bankaları ve finans kuruluşları dört bir koldan ekonomik önlemler alıyorlar. Bu dönemde atılacak her adım işletmelerin geleceği için hayati önem taşımaktadır. Çünkü işletmeler azalan finansman kaynakları, artan maliyetler ve küçülen pazarlar nedeniyle her geçen gün daha fazla daralan bir çemberin ortasında buluyor kendini" dedi. "KREDİ FAİZLERİ YÜKSELDİ" Türk bankalarının dünyadaki benzerlerine göre krize iyi durumda yakalandığını anlatan Öz, "Ellerinde büyük miktarlarda likidite var. Bu likiditeyi şimdiye kadar müşterilerine kullandırdılar. Şimdi müşterilerde ortaya çıkan çeşitli sorunlar nedeniyle daha seçici davranmaya başladılar. Bu da kredi faizlerinin yükselmesine ve birçok işyerinin sorun yaşamasına neden oldu. Öte yandan bankaların ellerindeki likidite gittikçe büyüyor. Güven ortamının oluşmaya başlamasıyla birlikte krediler açılacaktır. Bundan sonra krizi nasıl yöneteceğimizi düşünmemiz gerekiyor. Maliyetleri kısarak, verimliliğe yönelerek, kendimize çeki düzen vermek üzere yeni arayışlar içine girmek zorundayız. Bu durumda asıl görev hükümete düşüyor. KOBİ'ler için hazırlanan cansuyu paketi yapısal reformlarla desteklenmezse etkisiz kalmaya mahkum olur. Çünkü bu paket reel kesimdeki asıl sorunları çözmek yerine işletmelere bir süre daha hayat vermek üzere kurgulanmış. Bu nedenle KOBİ'ler tarafından umutla karşılansa da, ekonomideki çarkların yeniden hızlanmasını sağlamadığı sürece umut olmaktan öteye geçmeyecek gibi görünüyor. Kredi verilirken istihdam odaklı olması da ayrıca sorunun kaynağının tespiti açısından önem taşımaktadır. Sonuç olarak Türk insanı alışveriş yapmaya devam ettiği sürece esnaf daha fazla ayakta kalma başarısı gösterir. Bunun için bankalar desteklenmeli, faiz oranları düşürülmeli, elektrik fiyatları, akaryakıt fiyatları düşürülmeli. KDV oranları düşürülmeli, banka mevduat garantisi arttırılmalı, tüketicilerin ve işletmelerin borçları yeniden yapılandırılmalı. Ekonominin canlanması için her türlü fırsat değerlendirilmeli, çünkü esnaf ve işletmeler suyun içinde, yağan yağmuru hissetmiyor" diye konuştu.
|