Alanya Sanayici ve İşadamları Derneği (ALSİAD) ile Alanya Ticaret ve Sanayi Odası`nın (ALTSO) ortaklaşa organize ettiği "Ekonomik Gelişmeler" konulu panel, ALTSO Konferans Salonu`nda yapıldı. Panele konuşmacı olarak ALSİAD Başkanı Ahmet Öz, Akdeniz Üniversitesi Alanya İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Güngör, Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) Başkanı Gülçin Güner ile NTV ekonomi programcısı ve Sabah Gazetesi ekonomi yazarı gazeteci Meliha Okur katıldı.
ALSİAD BAŞKANI HEDEFLERİNİ ANLATTI
Panelde ilk olarak kürsüye ALSİAD Başkanı Ahmet Öz çıktı. Türkiye`nin döviz ve istihdam konusunda lokomotif sektörünün turizm olduğunu söyleyen Öz, "Alanya denince akla sadece turizm gelmektedir. Ancak Alanya ekonomisinin lokomotifini oluşturan bu sektör artık tek başına şehri taşıyamaz hale gelmiştir. Bunu aşmak için öncelikle sağlıklı bir turizm bilinci oluşturmalıyız. Alanya`da yaşayan herkesin bu kente bir borcu var. Alanya`da tarım, turizm ve inşaat sektörü daralmıştır. Kısa ve uzun vadede yeni açılımlar ve projeler tartışmaya açılmalıdır. Turizm sezonu uzatılmalıdır. Alanya`da bir vakıf üniversitesinin yanında bir de devlet üniversitesinin kurulmasının önemi büyüktür. Alanya`nın il olması ve halkımızın iradesinin TBMM`ye taşınmasına büyük önem veriyoruz. Alanya`da bir organize sanayi bölgesinin gerekliliğine inanıyoruz. Alanya`da elektrik enerjisi üretecek panelleri araştırmalı ve bu üretime önem vermeliyiz. Selçuklu Tersanesi olan Alanya`da gemi ve yat ekipmanlarını tasarlayan ve üreten bir yatırımcı firmanın gelmesiyle hem niteliksiz iş göçü engellenir, hem de kente yeni sermayenin gelmesi sağlanır. Alanya`da her gün eriyen esnafı korumak adına büyük alışveriş merkezlerinin şehir dışına çıkarılması, çalışma saatlerine kısıtlama getirilmesi, belirli standartlar konulması ve yeni yasal düzenlemeler yapılması gerekmektedir. Alanya`nın tarihi zenginliği ön plana çıkarılmalıdır. Sanayi sitesinin sorunlarına mutlaka el atılmalıdır. Golf alanlarının yapımına önem verilmelidir. Alanya`da kongre turizmini başlatmak ve turizmi çeşitlendirmek de son derece önem taşımaktadır" dedi.
GÜNER: "TÜRK TURİZMCİSİ İMAN GÜCÜYLE AYAKTA KALIYOR"
Öz`ün ardından kürsüye ALTİD Başkanı Gülçin Güner geldi. Turizm sezonunun bitmesine 4 ay kaldığını belirten Güner, bu zaman diliminin öneminin büyük olduğunu söyledi. Türkiye`nin 6 yıldır kriz yaşadığını ifade eden Güner, "2008 yılında 24 milyon turist gelmiş ve 22 milyon dolar gelir elde edilmişti. Sezonu iyi kapattık dedik ama ne kadar iyi olduğu tartışılır. Antalya`da Ocak-Mayıs döneminde yüzde 11,63`lük bir düşüş var. Türkiye`de İzmir, İstanbul ve Muğla gibi illerin yanı sıra en büyük düşüş Antalya`da yaşanıyor. Yine bu yıl önemli pazarlarımızdan Almanya`da yüzde 10,75, Rusya`da yüzde 14,96, Hollanda`da yüzde 10,38 düşüş var. Sadece İngiltere yüzde 12, İsviçre ise yüzde 10 arttı. Bu durumun gelir düşüşü olarak Alanya`ya yansıması daha fazla olacak. Acenteci, otelci iş yapma derdinde olduğu için fiyatlar da sürekli indiriliyor. Zaten dünya genelinde küresel turizm hareketleri düşüşte. Sezon başında bu sıkıntıların yaşanacağını biliyorduk. Geçtiğimiz yılın borçlarıyla bu sezona başladık. Bu da turizmcinin sırtında yük oldu. Yani krizin teğet geçmediğini gördük. 2010 yılı da zor geçecek. Şu an Türk turizmcisi tam anlamıyla iman gücüyle ayakta kalmaya çalışıyor. Rakip ülkelerimizde destekler büyürken biz de ise aynı şartları göremiyoruz. Biz de mücadele etmek için indirime gitmek zorunda kalıyoruz" dedi.
"İŞLETMELERİ BİRLEŞTİRELİM"
İç turizm konusuna da değinen Güner, "Bu yıl iç turizmde 1 aylık bir yoğunluk olacağını tahmin ediyoruz. Çünkü ÖTV ve KDV indirimiyle birlikte tüketiciler mal alımına yöneldi ve tatil paketlerinin satılma oranı düştü. Bunun yanı sıra Alanya`daki otel kiralarının da makul seviyelere çekilmesi gerekiyor. Maliyetler yüksek olduğu için bu kiralarla birlikte işler içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Kışın 30 bin kişi turizm yapılamadığı için sokakta işsiz olarak kalıyor. Bir de Alanya`daki işletmeleri birleştirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Aşırı küçük işletmeler birleşmeli. Alanya olarak biz kendi kendimizi eritiyoruz. Rekabeti kendi kendimizle yapıp yine kendimize zarar veriyoruz. İşletmeleri birleştirirsek bunun önüne geçebiliriz" diye konuştu.
DEKAN GÜNGÖR: ÜNİVERSİTE KENTİ OLABİLİRİZ
AÜ Alanya İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Güngör ise konuşmasında, Alanya`da üniversite kurulmasının önemine değindi. Güngör, "Yüksek öğrenim faaliyetleriyle geçinen ülkeler var. Kıbrıs bu konuda iyi bir örnektir. Alanya uluslararası ve ulusal düzeyde bir üniversiteye son derece uygundur. Alanya`nın hem ekonomik hem de kültürel gelişmesi açısından da çok önemlidir. Alanya`da en önemli konu üniversite yada üniversiteler açılmasının sağlanmasıdır. Kriz ortamlarında da bu çok önemlidir. Üniversite son derece az etkilenecek bir alandır. Öğrenci gelir, okur ve gider. 40 bin öğrencilik bir üniversitenin şehre yaptığı katkı 750 milyon TL`dir. Bunun üzerine gidilmelidir" dedi.
OKUR: "KRİZDEN KİMSE KOLAY ÇIKAMAYACAK"
Panelde son sözü, NTV ekonomi programcısı ve Sabah Gazetesi ekonomi yazarı gazeteci Meliha Okur aldı. Türkiye ve dünya genelinde yaşanan ekonomi hareketlerini değerlendirerek söze başlayan Okur, "Geçen Ağustos ayı itibariyle küresel krizi konuşmaya başladık. Ancak 1990-2000 yılları arasında herkes olayın farkındaydı. Herkes bu konuda kendine göre konuştu. Küreselleşmenin üçüncü safhasına geçiyoruz. Küresel sermaye batıdan doğuya doğru değişiyor. Bu değişimde de ülkeler yeni roller üstleniyor. Krizden kimse kolay kolay çıkamayacak. 30 yıldır gazetecilik yapıyorum ve tüm krizleri gördüm. 2001`de birinci çeyrekte sadece 9,2 küçüldük, paniğe kapıldık ve çözümler aradık. Ama bugün 2. çeyrekte hala küçülüyoruz. İlk üç ayda yüzde 13,8 küçüldük. Ülke olarak genç bir nüfusa sahibiz. Gençlerimiz aş ve iş bekliyor. Yunanistan`da bile küçülme yüzde 3. Bizden daha iyi durumdalar. Ödenmeyen senetler, çekler, yapılamayan tahsilatlar, düşürülemeyen masraflarla boğuşuluyor. İşiniz çok zor. Şapkayı önümüze koyacağız. Gırtlağına kadar IMF`ye muhtaç bir ülke haline geldik. Burada oynanan bir oyun var. Hepimiz en iyi şekilde çalışmak zorundayız. Türkiye değişmelidir" dedi.
ALANYA`YA SERT ELEŞTİRİ
Alanya`yla ilgili önerilerini de sıralayan Okur, bazı eleştirilerde bulundu. Okur, "Alanya üniversiteler şehri olsun, ne güzel. Türkiye`de her il`e üniversite açıldı, çocuklar mezun oluyor ama hepsi sokakta. Üzülüyorum bu duruma. Buna plansızlık derler. Planlamayı beceremiyorlar. Alanya Antalya olmasın. Alanya`ya baktığımda kafamı karıştıran noktalar var. Antalya`nın en büyük ilçesi. Duble yol var. Turizm ve tarım var. Ama Alanya`ya kızgınım. Türkiye`nin doğru dürüst markası yokken, Alanya muzuyla ön plana çıkması gerekirken bu muzu yok etti. Küreselleşmenin birinci halkasında Çikita muz geldi. Bununla beraber Türkiye`nin bir değeri kayboldu gitti. Alanya olarak sizin ölçekleriniz çok küçük. Bu noktada kimse sizi dinlemez. Teşvik, öncelik istiyoruz demeyin. Burada kamu yok, özel sektöre şapka çıkarmak lazım. Risk almış ve yatırım yapmış. Kimse bunu küçümsememeli. Alanya`da dağlarla deniz arasında kopukluk var. Hala aşiret kültüründen kopamadınız. Bunu kıramazsanız, bu küresel yolculukta kimse gelip size bakmaz bile. Alanyalı kadınlara da bu noktada büyük rol düşüyor. Kadınlar üretimde olursa, kendi modelini oluşturursa aşiret geleneğini değiştirme anlamında da farklılık olur ve sıçrayıp gidersiniz" diye konuştu.
"ALANYA DENİNCE `AMAN` DİYORUM"
Okur, sözlerini şöyle sürdürdü: "Burada yaşanan tecavüz, cinayet, bar kavgaları gibi olaylar sizi olumsuz etkiliyor. Ben dışarıdan bana Alanya denince `Aman` diyorum. Sosyal anlamda bir kontrol yok. Tabii bu noktada üniversiteyle birlikte değişim yaşanabilir. Burası Türkiye`nin aydınlık yüzü. Ekonomik yaklaşım da çok önemli. Gazipaşa Havalimanı`nı çok önemsiyorum. Kaderiniz bu noktada değişebilir. Bu büyük bir şans. Şansı kullanın. Havalimanı için elinizden geleni yapın. Üzülerek görüyorum ki bunca otel, pansiyon yapılmış ama ulaşımda lojistik ağ kurulamamış. Bu kadar oteliniz var, gayrimenkul yatırım ortaklığı kurun. Farklı bir model oluşturma şansınız var. Gidin, bütün otelciler birleşin. Yeni ve büyük bir şirket kurun. Dünyanın en iyi yöneticilerini getirin, yönetsinler. Ölçeği büyütün. Estetik sorununuz, ölçek sorununuz çözülmüş olsun. Kendi ekonomik modelinizi oluşturun. Başkalarınınkine bakmayın, sizi taklit etsinler. Bunu yapma şansınız var. Böyle bir şirket kurarsanız bütün maliyetleri aşağıya çekersiniz. Rekabet eder konuma getirir sizi. Az parayla çok iş de yapabilirsiniz. En büyük probleminiz sezonun üç ay olması. Eğer böyle modeller oluştursanız, elde ettiğiniz nakitle çıkışlar arasındaki farkı dengelersiniz. Nakit üretiminde farklı bir yolculuk başlatırsınız. Birleşirseniz tek bir bankaya giderseniz ve finansmanda şans sizden yana olur. Türkiye için yeni bir modeldir, bunu deneyin. Bankaların sizi çerez gibi ezmesine izin vermezsiniz. Lütfen bunu ciddiye alın ve düşünün. Kendi modelinizi yaratın, aksi takdirde şansınız olmaz."